deadfairy
17.07.2009, 21:10
Genç kız.. Nasılda korka korka atıyordu adımlarını yürürken. Sanki nereye gideceğini bilmiyor, biliyorsa da gitmek istemiyor gibiydi. Bir an göz göze geldik, yeşil gözleri nasıl da puslu bakıyordu bana. Nasıl da hüzünlüydü.. Etrafıma bakındım, kimse onun farkında değildi. Ben hariç.. Genç kız ürktü, daha korkak atmaya başladı adımlarını.. Derdini sorsamda söylemezdi, biliyorum. Sormadım bende. Saklandım. Çocukluğumu geçirdiğim o ücra yıkıntıdan izliyordum onu.. Sonunda adımları son buldu. Koca caddenin ortasında durdu, sanki çok önemli bir şey unutmuş gibi.. İşte o an anladım, genç kız seni bekliyordu! Biraz korku, biraz acı, belki birazda bastırılmış aşkı vardı avucunda. Tüm dünyanın yükünü taşıyor gibiydi, kızın yaşamış olabileceklerinden korktum. Derken sen geldin. Hava kasvetliydi, sanki olaylardan haberli lanetlenmişti.. Genç kız seni görünce afalladı, sanki beklediği sen değilmişsin gibi. Korktuğunu, yorgun kalbinin göğsünü delercesine attığını hissedebiliyordum. Yıkıntının duvarlarına baktıkça içim daha da yandı, genç kızı anlıyor muydum? Bilemiyorum..
Evet, gelmiştin. Sende korkuyordun, sanki pişmandın. “ Sahi, pişman mısın?” diye sorası geldi kızın, ama sustu. Ellerini usulca koydun yanaklarına, uzun zamandır dokunmamıştın ona hatırladın mı?..
“ Dokunma bana! ” Kızın acı çığlığıyla geldim kendime. Sana bu kadar muhtaçken, tek ihtiyacı olan senken, nedendi bu tavrı, bu inadı? Soramadım genç kıza. Sorsamda söylemezdi, biliyorum. Dokundun.. Genç kız bu sefer tepki göstermedi, içindeki fırtınaları birtek ben bilirim. Sarılmak istiyordu sana, ama yapamıyordu.
Hadi sarıl dedim, hadi!..
Durmuştu. Zaman, dünya, her şey.. O an öleceğim sandım. Genç kız kızın kendine gelmesi uzun sürdü, hala puslu bakıyordu sana. Koyu griydi o an aşkın rengi.. Görebildin mi?
“Yine kendini mi izliyorsun?..” dedin, o an uyanmıştım işte. “Ben” dedim, “ Ne kadarda acizmişim sensizken..” Genç kız oluvermiştim, ya da genç kız başından beri ben’dim. Aynaya baktım, puslu bakışlarım hala vardı. Biraz da aşk, avucumda. Gülümsedin, dokunuşlarını hissetmek istiyordum şimdi her 1 zerremde.
“Ne renk şimdi aşk? Çözebilir misin..”
“Beyaz.. Bembeyaz bir sayfa aşk, birkaç damla kırmızı leke var üzerinde sadece..”
Evet, gelmiştin. Sende korkuyordun, sanki pişmandın. “ Sahi, pişman mısın?” diye sorası geldi kızın, ama sustu. Ellerini usulca koydun yanaklarına, uzun zamandır dokunmamıştın ona hatırladın mı?..
“ Dokunma bana! ” Kızın acı çığlığıyla geldim kendime. Sana bu kadar muhtaçken, tek ihtiyacı olan senken, nedendi bu tavrı, bu inadı? Soramadım genç kıza. Sorsamda söylemezdi, biliyorum. Dokundun.. Genç kız bu sefer tepki göstermedi, içindeki fırtınaları birtek ben bilirim. Sarılmak istiyordu sana, ama yapamıyordu.
Hadi sarıl dedim, hadi!..
Durmuştu. Zaman, dünya, her şey.. O an öleceğim sandım. Genç kız kızın kendine gelmesi uzun sürdü, hala puslu bakıyordu sana. Koyu griydi o an aşkın rengi.. Görebildin mi?
“Yine kendini mi izliyorsun?..” dedin, o an uyanmıştım işte. “Ben” dedim, “ Ne kadarda acizmişim sensizken..” Genç kız oluvermiştim, ya da genç kız başından beri ben’dim. Aynaya baktım, puslu bakışlarım hala vardı. Biraz da aşk, avucumda. Gülümsedin, dokunuşlarını hissetmek istiyordum şimdi her 1 zerremde.
“Ne renk şimdi aşk? Çözebilir misin..”
“Beyaz.. Bembeyaz bir sayfa aşk, birkaç damla kırmızı leke var üzerinde sadece..”